Web Toolbar by Wibiya Uyandırıcı / Şokçu: Hollywood ve Zihin Kontrolü

Güncellemeler


İlluminati Konusunda Yeni Olan Arkadaşlara : Düşmanımızı Tanıyalım- İlluminatiye Giriş Yazısından Başlayarak Son Yazıya Doğru Okumasını Öneririm


Son Yazımız - Ülkemiz Üzerinde Oynanan Oyunlar ve Dinler Arası Diyalog Tehlikesi Volume I



Önemli => İlluminati'nin Yeni Oyunu ACTA

"Bir ulusu fethetmenin ve köleleştirmenin iki yolu vardır. Birisi kılıçla, diğeri borçla." (John Adams)


Amacımız "Onların" nasıl düşündüklerini bilmenizdir

9 Ekim 2011 Pazar

Hollywood ve Zihin Kontrolü

Bu yazımız da Gelenler Serisinden Alıntıdır. Gelenler Serisini İzlemişseniz Diğer Yazımıza Geçmenizi Öneririz.

http://uyandirici.blogspot.com/2011/07/illuminatinin-zihin-kontrolu-volume-i.html başlıklı yazımda zihin kontrolüne ve şeytanilerin bunun hakkındaki planlarına giriş yapmıştık

http://uyandirici.blogspot.com/2011/10/illuminatinin-zihin-kontrolu-volume-ii.html başlıklı yazımda ise zihin kontrolünde TV'nin önemini açıklamaya çalışmıştım

http://uyandirici.blogspot.com/2011/10/mk-ultra-ve-jon-benet-ramsey-cinayeti.html  başlıklı yazımda ise zihin kontrolünün tarihine giriş yapmış ve kullanılan teknolojiye giriş yapmıştık

  Holy= kutsal   Wood= odun,tahta bu yüzden biraz ilginç bir kelime.Çünkü temeli putperest döneme dayanmaktadır.Kutsal tahta anlamına geliyor ve pagan büyücülüğünde kullanılan sihirbaz değnekleri bu tahtadan yapılırdı.Bu değneklerle büyücünün insanları transa sokup kontrol edebileceğine inanılırdı ve bu simgeseldi.Ancak Holly wood'a çoban püskülü ormanı gibi saçma sapan bir anlam vermişlerdir. Gerçekte,Hollywood'un yaptıklarının bir bölümünün insanları transa sokmak olduğunu anlamak önemlidir ve bir rüya halidir.İşte bu yüzden Amerika'da ona "rüya makinası" derler.Yorumlardan birisinde dikkatimi çekti birisi "holy kutsal demektir ama holly çoban püskülü anlamına gelir" demiş. Evet sevgili einstein'ımız adamlar biz sizi TV ve sinema ile bir büyü altında bırakıyoruz demelerini mi bekliyorsun? tabi bir kılıf bulup senin gibileri de uyutmaya devam edecekler.


  İnsanlar için hayaller kurar ve onları o durumlara sokar.İlginçtir ki,başka şeylerin yanı sıra sinema salonlarında, insanların TV  izlediği karanlık odalarda bir trans hali oluşturulmaktadır.Buna inançsızlığın duraklatıldığı hal denmektedir.Kuşkunuzu duraklattığınız,içinizde hayal olduğunuzu bilmenize rağmen inanmaya başladığınız bir hale girersiniz. Bu bir yalandır ve filmler büyüdür sadece birer büyüdürler.Gidip bunları izlersiniz ve kimi insanlar da etkisi altında kalır.İnsanlar filmlerde ağlarlar ve bu hallerde hep bir katarsis olur.


  Bir çoğu filmde, bu kontrol mekanizmasında önemli bir öğedir.İnsanların belirli şekillerde katarsis, temizlenme deneyimleri yaşamasına izin verilmektedir.Aristo, trajedinin yaşanması için gerekli öğelerden birinin bir temizlenme deneyimini oluşturmanın olduğunu söylemektedir. Bu yüzden filmlerin çoğu ve haberler gibi şeyler bu kültürde çok önemlidir.Haber izleyen herkes, başkalarının trajedilerini izledikten sonra kendilerini bu durağanlık durumundaki hayali refah deneyimlerinde, güvende ve rahat hissederek, trajik ve katartik bir deneyim yaşarlar.Bu oldukça girift ve karışık bir yöntemdir.Bence, ciddi emek sarf edilmesine rağmen, aynı dünya görüşüne sahip  bir çok insanın beraberce çalışmaması büyük bir tehlike oluşturmaktadır.

İşte Hollywood dan bir kaç film


 



Propaganda nedir? 

Bir topluluğun düşüncelerini, duygularını, davranışlarını, tavır ve hareketlerini etki altında tutmak ve onları değiştirmek amacıyla yayınlanan bilgi, belge, doktrin ve görüşlerdir.

Propagandanın amacı, propagandayı yapana doğrudan veya dolaylı fayda sağlamasıdır. Bununla birlikte propaganda ile, hasım grubu ekonomik ve politik yalnızlığa itmek amaçlanır. Bir savaşta nihai zafer, düşmanın yenilgiyi kabulüne bağlıdır. Yenilgiyi kabul etmeyen düşman, ileride tekrar sorun oluşturacaktır. Düşmanın moral gücü olan maneviyatının çökmesi, ancak psikolojik savaş yöntemi olan propaganda ile mümkündür.

Propagandanın cephanesi söz ve kelimelerdir. Burada hatırlamamız gereken Goethe’nin çok güzel bir sözü var. Goethe, “En güçlü silah, zamanı gelmiş fikirdir.” der. Propaganda yöntemi, gelişigüzel sarf edilen sözler değildir.
 

Propagandanın farklı türleri vardır:
1– Beyaz propaganda
2– Gri propaganda
3– Siyah propaganda
4– Silahlı propaganda
5– Karşı propaganda


Bizim için önemli olan beyaz ve gri propaganda yalnızca

Beyaz Propaganda

Açık biçimde yapılan bir propagandadır; kaynağı bellidir ve kendisini tanıtmak ister. Açık ve şeffaftır. Beyaz propaganda da doğruluğa önem verilir. Yalan kullanılırsa geri teper, güveni sarsar.

Kazanımı, en güçlü tarafı, karşı tarafın fikirlerini çürütür, taraftarlarını azaltır. Doğru, açık ve şeffaf propaganda kitlelerde güven uyandırır. Beyaz propagandanın zayıf tarafı, yayılma menzilinin mahdut olmasıdır. Serbestçe dolaşamaz. Düşman kendini korumak için karşı propaganda imkanlarını hemen kullanırsa tehdit ve bozulmayla sonuçlanabilir. Yapılan propaganda hakkında toplumda şüphe uyanıyorsa, silah geri tepmiş olur, böylece de güven zayıflar.

Beyaz propagandanın malzemesi haberlerdir. Hasım tarafın hatalarını, suiistimallerini malzeme olarak kullanırlar. Bu malzemenin ne zaman, ne şekilde, nasıl ve hangi ölçüde kullanılacağı planlanmalıdır. Psikolojik savaşın hedefi, kalenin zayıf yönünü iyi belirleyip o hedefe ısrarla ve tekrarla atışlar yapmak, sonuç olarak direnci zayıflatmaktır.

Zihinlerde açılan gedik büyütülecektir. Bunu sağlamak için beyaz propaganda yönteminde belirlenen doğru hedefi, binlerce kez tekrarlamaktan kaçmamak gerekir. Eğer beyaz propagandaya maruz iseniz; sabırla ve ısrarla zihinlerde oluşan gediği kapatacak söz, davranış ve eylemlerde bulunmalısınız. Propagandada kullanılan yanlış bilgilerle ilgili şüpheler, karşı propaganda şeklinde ısrarla anlatılmalıdır.


Gri Propaganda 


Psikolojik savaşın önemli propaganda unsurlarından birisi olan gri propaganda bulanık bir propagandadır. Burada kaynak belli değildir, doğruluğu kanıtlanamaz. Yalan veya iftira olduğu da kesin değildir. Gri propagandanın ana malzemesi “rivayetler”dir. Çalışma tarzı açık propaganda gibi sınırlı değildir, aşağıda tanımını vereceğim kara propaganda gibi serbesttir.
Güçlü yönü, muhatap tarafında iyi kabul görmesidir. İnsan üzerinde propaganda hissi doğurmaz. Propagandayı çıkaranlar belirsiz olduğu için, gri propagandada en heyecanlı konular kullanılabilir. Bu tarzda, genellikle doğru bir olaya on tane yalan sokulup muhatabı küçük ve gülünç duruma düşürmek amaçlanır. Senaryo iyi yazılmışsa eğer “rivayetler” dilden dile dolaşır.

Gri propagandanın amacı, kusurlu, noksan ve belirsiz bir şeyi, tam ve yeterli göstermek olabilir. Yahut, tam, yeterli ve açık olan bir şeyi şüpheli göstererek gölgelendirmek, değerden düşürmek amaçlanır. Her türlü çelişki bu yöntemde ustaca kullanılır. Çelişki yoksa bile, varmış gibi davranılır. Böylece zihinlerde istenen soru işareti uyandırılır.


Toplamın Yarısı Teorisi (T ½ Testi)

100 adet fare, cinsiyet ayrımı yapılmadan bir tel kafes içerisine konur. Kafes 10 metre yükseklikteki içi su dolu bir yüzme havuzunun dalma kögüsünün uç kenarına yerleştirilir. Farelere, su ve yiyecek eksiksiz ve düzenli aralıklarla verilir.

İlk 10 gün kafesin kapağı açık bırakılır. Fareler, çok meraklı hayvanlar olduğundan devamlı surette açık kafes kapağından etrafta keşif yaparlar. Bu yükseklikten suya atlamanın “ölümle” sonuçlanacağını saptar ve hafızalarına kaydederler. Ayrıca, katiyetle aşağıya yani suya atlamazlar.

10 gün boyunca bu sistematik içerisinde uygulama devam eder. 10. günün sonunda şartlar değiştirilir:

1- 
Kafesin kapağı kapatılır ve siyah bir bezle kafes tamamen örtülür. Böylece, karanlık bir ortam yaratılır.

2- 
Su ve yiyecek düzensizleştirilerek, yani bazen çok bazen az verilerek yaşamsal problemler yaratılır.

3- 
Değişik aralıklarla kafese bir hoparlörle ‘tehditkar kedi sesleri’ verilir.Bu uygulama, 15 gün devam ettirilir. 15 gün sonra kafesin örtüsü kaldırılır ve fareler 2 saat “normalleşmeye”
bırakılır. 2 saatten sonra kafesin kapağı açılır ve deneyin sonunda iki sonuç fonksiyonu ortaya çıkar: 
 
1. Farelerin yarısından azı, önce “uyum sorunu” yaşar; ancak bir süre sonra “yeni” duruma uyum sağlamaya başlarlar.

2.
 Farelerin diğer yarısı, hatta daha fazlası hiç tereddüt etmeden süratle kapaktan dışarıya fırlar ve intihar ederler. 


Bu deney hiç şaşmaz. Kaç defa tekrarlanırsa tekrarlansın, hep aynı netice alınır. Farelerin en az yüzde 50’sinden fazlası, kapaktan dışarıya fırlamanın ölümle sonuçlanacağını bilmelerine rağmen dışarıya fırlarlar. Buna “İntihar Sendromu”da denilmektedir.
Peki fareler bu tür bir davranışa neden girerler?
Profesörün deyişine göre:

“Çünkü psikolojileri bozulmuştur. Ne yaptıklarını bilmemekte; hafızaları silinmiş, neticeyi de düşünememekte ve umursamamaktadırlar. Kurtuluş vadeden ne olursa olsun, ona doğru gözleri kapalı hiç düşünmeden öne atılmaktadırlar”. 

Başka bir ifade ile algıların sınırlarının kalktığı bu durumda “kaybedecek hiçbir şeyi olmadığı” hissine kapılan, ölümle yaşam arasındaki nirengi noktalarını tümüyle yitirmiş olan denekler, intiharı bir kurtuluş olarak görmekte ve hiç tereddüt etmeden ölüme atlamaktadırlar.
T ½ Testi’nin insanlar, daha geniş bir açılımla, toplumlar üzerinde uygulanmasının ise daha karmaşık sorunlara ve sonuçlara yol açtığı görülür. 

  Şimdi tekrar Hollywood'a geri dönelim.Son 30 yılda hollywood tarafından en fazla iftiraya maruz kalmış millet ve din, Araplar ve Müslümanlardır."Untermenschen" ile nazilerin çingenelere ve yahudileri kötülediği gibi.Hollywood'un en karışık günlerinden, günümüz ve kapalı gişe filmlerine kadar çoğumuzun görmemeye çalıştığı şeyler var bunlar "nefret dolu arap" basmakalıpları.Bütün bir toplumun insaniyetini elinden alan basmakalıplar.Hollywood kültürü her yönüyle arapları kötü gösterme çabasındadır.

   Arap tek boyutlu bir karikatürdür.Film yapımcılarının kullandığı çizgi film siluetleri, demirbaş kötü adamı ya da komedi unsurudur.Arapları filmlerde ucuz kahkahalar için kullanılan palyaçolar olarak ardı adına görüyoruz.Basmakalıp çok yayıldığı için artık insanların fark edemediği bir hal aldı.Bunun sebebi ise bu görüntüler ile büyümemizdir.Artık durum daha da vahim çünkü artık "o taraftaki" arap teröristlerin dışında "bu taraftaki" araplar da terörist.

   Masum araplar öldürüldüğünde, bombalandıklarında, sakatlandıklarında, yaralandıklarında ve Abu Ghraib gibi yerlerde işkence gördüklerinde merhamet hissetmememiz yada daha da kötüsü şaka yapmamız şaşırtıcı mı sizce? "Kuru Kafalar ve Kemikler" üyelik ayininden farksız bir şekilde insanların vahşice öldürülmesi ve kanlarının akıtılması ve bunu yapanlarında ABD askerlerinin olması sizce tuhaf değil mi?

  El kaide ve Saddan Hüseyin'in klonlarıyla masum sivillerin aynı olduğu ve bizim merhametimizi ve anlayışımızı hak etmediği yönünde koşullandırılmışlığımız değil mi?

                                                       Peki Neden Böyle

 
    Çünkü, Basit bir biçimde, Hollywood ve medyanın sahipleri siyonistlerdir. "Siyonist" ne demektir peki?
"Siyon"'un kuruluşu için harcanan emekleri destekliyor olanlara siyonist denir.

Siyon Nerededir peki? 

   Siyonun yaşlı bilgelerinin tutanaklarında kendilerinin gördüğü kadar kötü ve şeytani hiç bir topluluk var olmamıştır.Deccal'i tanrısallaştırmışlardır ve sadece bir Deccal'in gelişinin korkusuyla bürünmüş dini akıllar tarafından ortaya çıkarılabilmiştir.

   Siyon'un başkenti Kudüs'tür.Ancak Siyon'un toprakları Mısır'daki Nil nehrinden Türkiye'deki fırat nehrine kadar uzanmaktadır.

 PKK'yı ve Kürdistan özerk bölgesini kimin desteklediğini anlamaya başladınız mı şimdi? Ben bir kürdüm ve PKK ile İsrail'i lanetliyorum. Anaa BOP projesi toprakları değil mi yaa? diyenler olacaktır. ( Daha sonra size arapların bize ihanet etmediğini ve vahhabilerin bize ihanet ettiğini anlatacağım)
 
Peki Bu Plana Kim Karşı Çıkacaktır? 

 Tabi ki o topraklarda yaşayan araplar.Biraz düşünelim. Arapları kötü adamlar olarak gösteren medyanın sahipleri kim ve ortadoğuda yaşayanlar kim? Yapbozun parçalarını birleştirelim.

  İnsanlar günümüz olayları ve gelecekte olacaklar için belirli bir amaçla telkin edilmektedir.Sebebi de Siyonistlerin beklediği vaad edilen ülke Siyon'un kurulmasıdır.Bu Amerikan hükümetinin vaazini verdiği Yeni Dünya Düzeni ve Yeni Orta Doğu projesine ne kadar uygun oluğunu görüyorsunuz.Arapların ve Müslümanların Hollywood ve medyada neden böyle gösterildiğini şimdi anlamaya başlıyorsunuzdur.Siyon ya savaş ya da görüş birliği ile kurulacaktır.Peki nasıl bir görüş birliği bu diyeceksiniz ki şöyle O ülkelerin liderlerinin tamamıyla Siyonistler tarafından denetlenmesiyle ve hiç bir emire hayır diyemeyecek kadar onların desteğine bağımlı olmalarıyla.Şimdi 1948'de İsrail'in kurulmasıyla Orta Doğu'da olanları bir araştıralım.

                              MISIR
     Mısır, 1979'da İsrail ile Washington'da bir anlaşma imzalamıştır.Lideri Siyonist emirlerini uygularken yurttaşlarının acısını izlemekle yetinmiştir.

                         
                              ÜRDÜN
  Ürdün kralı, 1944'te İsrail ile anlaşma imzalar.Orta Doğu'nun acı çekişini siyonist emirlerini yerine getirirken izlemeye devam eder.


                             SUUDİ ARABİSTAN                    

   Suudi kraliyet ailesi tahtın korunması karşılığında Amerika'nın en büyük müttefiği kalmıştır.


                          FİLİSTİN

    1948'den beri barış nedir bilmedi.Hem işgal altındaki  hemde terörist oldu.


                        LÜBNAN 
                 
  30 Senedir barış nedir bilmedi.

         

                        IRAK

  Nisan 2003'te "teröre karşı savaş" Amerika'yı uygun bir biçimde Irak'ı işgal etmeye iter.


  Suriye ve İran ise Siyonist plana karşı çıkan iki ülke ünlü "Kötülük ekseni" listesinde kalmıştır.

                                                   KIZIL KADININ ÖNEMİ

   Şeytanın avukatı isimli bir filmden anlatsam daha yararlı olur.Filmin başrol oyuncusu Keanu Reeves'e ülkedeki en başarılı hukuk şirketlerinden birinde çalışmak üzere hayati bir seçim tanınmıştır.Filmin ilerleyen bölümlerinde öğrendiğimiz üzere bu işi ona öneren Şeytan'ın ta kendisidir.

  Şeytanın Reeves'in ruhunu elde ettiği yöntemlerden biri Connie Nielsen'ın oynadığı karakterdir.Ve kızıl kadındır.Film boyunca alevimsi saçıyla birlikte, hep bu renkte giyinmektedir.Reeves'in karakteri onun hakkında film boyunca hayaller kurmaktadır.Ona olan takıntısı,sonunda onun zayıflığını oluşturmaktadır.




     Kızıl kadın daha heyecanlı bir hayatı temsil eder.Daha iyinin sözünü veren bir oyalama aracıdır.Ve daha canlı bir şeydir.O gerçek hayatın eğlenceli sorumluluklarından, doğru yapmaktan bir kaçış aracıdır.İnsanın titreşimlerini hızlandırması için hayatta seçtiği zor yollardan kurtulmasını temsil etmektedir.Bize istememiz gerektiğini söyleyen her şeyi temsil etmektedir.Onu elde ettiğimizde hayatımızın daha iyi olacağına bizi inandırabilir. Ama öyle olur mu ki?

  O, şeytanın gizli silahıdır. Cinsellik,para ve şöhret arzularımızın tamamını temsil eder.Onun sayesinde dünyevi zevkleri ilahi zevklere tercih ederiz ve Onun sayesinde şeytan ruhumuzu elde eder.Onu, sizin için her köşede bekletir.Onu reddetmeyi öğrenebilir miyiz?
Deccal'in sisteminin bütün öbür araçlarının da üstesinden gelebilir miyiz?

Matrix'de Neo ile Morpheus arasında geçen diyalog ;

Morpheus Neo'ya "  Bu sistem düşmanımız.İçindeyken, etrafına baktığında neler görüyorsun?  İş adamları, öğretmenler,avukatlar,marangozlar ve kurtarmaya çalıştığımız insanların akıllarını. Ama kurtarana kadar bu insanlar hala bu sistemin bir parçasıdır.Bu da onları düşmanımız yapar.Bu insanların çoğunun bağlantıyı koparmak istemediğini anlamalısın.Bir çoğu, o kadar durağan ve umutsuzca sisteme bağımlılar ki onu korumak için savaşacaklardır."


ve tam o esnada Neo Kızıl kadına bakar





  Hayatımız bir sınav ve hiç de kolay değil.Bu mücadeleye hazır mısınız?


 Anlamalısınız.Hollywood daha fazla (Kırmızı Kadın'ı simgeleyen) Marilyn Monroe'lar üretmek zorunda.
 Sizi rüyada tutup daha heyecanlı dünyevi hayaller elde etmeye hayatınızı adamanız için hiç durmadan çalışıyorlar.



Not : Belirttiğim gibi Gelenler Serisine paralel olarak gittiğim son yazımdı

15 yorum:

  1. Diğer illuminati araştırmacılarına fark atmışsın sen yeğen

    YanıtlaSil
  2. Eleştiri kaldıramıyorsan yazmayacaksın böyle yerlerde. Silinen yorumum:

    hollywood kelimesineki wood sözcüğünü neden orman olarak kullanmadığını merak ediyorum. ikincisi ilk sözcük olan holly kutsal değil "çobanpüskülü" isimli bir ağaçtır. kutsal anlamına gelen holy tek "l" ile yazılır. yani asıl hollywood kelimesi "çoban püskülü ormanı" anlamına gelerek o bölgede bu tür ağaçların çoğunluğundan dolayı verilmiştir. merak edersen çobanpüskülü söyle bir şey: http://imageshack.us/photo/my-images/297/ilexaquifoliupo0.jpg/sr=1

    komplo teorisi yazmak zor iştir, biraz daha araştır derim, bir de ekrandakilerin insanların zihnini nasıl kontrol ettiğini görmek istersen 2011 yapımı "the greatest movie ever sold" isimli yapımı öneririm.

    YanıtlaSil
  3. az önce hollywood çoban püskülü ormanı almıştır gibi saçma sapan yorum yapan arkadaş yazıyı dikkatli okumasını öneririm

    YanıtlaSil
  4. @2 adam yukarıda açıklamış zaten liseliliğin yeri yok

    YanıtlaSil
  5. 2.yorumu yapan ayştayn niye böyle bir açıklama gereği duymuş ki zaten yukarııda gayet açıkça yazıyor
    @sokcu takma böyle boş konuşanları

    YanıtlaSil
  6. ibret aldım paylaştım panpa

    YanıtlaSil
  7. Nil'den Fırat'a.. Türkiye'de cemaate bağlı bit kitap evinin açılımı.. NT.. bağlantıyı siz düşünün..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O bi kere nil tunadır sebebiyse nil kitabeviyle tuna kitabevini birleşmesidir herşeyi tersinden uydurmaa araştır gel

      Sil
  8. şimdi arkadaşım iyiy güzel gemişsin de 1) hollywood daki holly çift l ile yazılır ve holly "gül hatmi" diye bilinen 1-2 metre yüksekliğinde çok yıllık bir bitki türüdür. 2) senin kutsal diye açıkladığın holy tek l ile yazılır, ki sen de zaten böyle yazmışsın. Ayrıca Hollywood zaten amerika`da bir şehrin adıdır sinemanın kalbi de orada atar doğrudur. bu yüzden film platolarının kurulduğu aşanın adı verilmiştir. bizdeki "yeşilçam" da belki de kalkıp gülhatmi ormanı diye isim olmaz diye düşünülerek "yeşilçam" adını almıştır bir nevi hollywood`ùn o zamanlardaki çakması işte. Ve muhtemelen maddi yetersliklerden dolayı çok büyük ve geniş bir alana platolar kuramadıkları için tek bir şehrin ya da ilçenin adını alamamışıtr. 9 ekimde yorum yazan ve isim belirtmeyen arkadaşın dediklerine katılıyorum.Sen hollywood ve zihin kontrolü üzerine yazarken bundan çok iyi faydalanmışsın ki holly ve holy i aynı gibi göstermişsin hiçbir benzerlikleri olmamasına rağmen. Açıklamaların için sağol.

    YanıtlaSil
  9. abi hala 2 "l" olayına takılan var bu sadece bir kılıf anlamıyor musunuz? adam daha ne yapsın ? ha bi de o kutsal tahta hala kullanılıyor ama sembolik tabiki büyücü ve ilüzyonların tahtalarıda onu sembolize ediyor

    YanıtlaSil
  10. @2 ve @9 hollywoodun kurucuları

    YanıtlaSil
  11. bir belgeselden alıntıdan başka bir şey değil..direkt o belgeseli yayınlarsanız daha çarpıcı olur...

    YanıtlaSil
  12. @12 adam zaten gelenler serisinden yararlanıyorum demişti önceki yazılarında sen daha niye yazıyon ki? önceki yazılarını okumadan saçma sapan yorum yapmayın kardeşim

    YanıtlaSil
  13. Kanye West'in Who Will Survive In America şarkısı sözleri aşağıda.. tamamını google translate e yapıştırın çevirin.. Bugun işten eve gelirken dinledim ilk kez, emin olmak için bi daha dinledim, evdede sözlerini buldum.. dikkatimi çeken mesela "The youngsters who were programmed to continue fucking up," geçleri programlanıp bok etmek diyor burada.. şarkı tamamı buna benzer gidiyor.. Biliyoruz ki amerikan halkı biz kadar bilinçli değil, tüm kıta bir lunapark gibi.. Tabi bizi de benzetmelerine izin vermemeliyiz.

    Us living as we do, upside down,
    And the new word to have is revolution.
    People don't even want to hear the preachers spill or
    spiel,
    Because god's whole card has been thoroughly piqued.
    And America is now blood and tears instead of milk and
    honey.
    The youngsters who were programmed to continue fucking
    up,
    Woke up one night digging Paul Revere and Nat Turner as
    the good guys.
    America stripped for bed and we have not all yet closed
    our eyes.
    The signs of truth were tattooed across our open ended
    vagina.
    We learned to our amazement, the untold tale of
    scandal,
    Two long centuries buried in a musty vault, hosed down
    daily with a gagging perfume.
    America was a bastard, the illegitimate daughter of the
    mother country whose legs were then spread around the
    world and a rapist known as freedom, free doom...

    Democracy, liberty, and justice were revolutionary code
    names that preceded the bubbling, bubbling, bubbling,
    bubbling, bubbling,
    In the mother country's crotch.
    What does Websters say about soul?
    All I want is a good home and a wife and her children,
    And some food to feed them every night.
    After all is said and done,
    Build a new route to china if they'll have you.
    Who will survive in America? [x5]

    YanıtlaSil