Web Toolbar by Wibiya Uyandırıcı / Şokçu

Güncellemeler


İlluminati Konusunda Yeni Olan Arkadaşlara : Düşmanımızı Tanıyalım- İlluminatiye Giriş Yazısından Başlayarak Son Yazıya Doğru Okumasını Öneririm


Son Yazımız - Ülkemiz Üzerinde Oynanan Oyunlar ve Dinler Arası Diyalog Tehlikesi Volume I



Önemli => İlluminati'nin Yeni Oyunu ACTA

"Bir ulusu fethetmenin ve köleleştirmenin iki yolu vardır. Birisi kılıçla, diğeri borçla." (John Adams)


Amacımız "Onların" nasıl düşündüklerini bilmenizdir

12 Ekim 2011 Çarşamba

İlluminati Kart Oyunları



   


ABD'de Steve Jackson Games şirketi,1994 yılında kartlarla oynanan, tabu, Monopoly gibi bir kutu oyunu çıkarttı. Oyun dediysek, aklınıza çocuk oyunları gelmesin. Jackson'un kurguladığı oyunları oynayabilmek için belirli bir "olgunluğa" erişmeniz gerekiyor. Kategori olarak "rol yapma oyunları" (Role Playing Game) sınıfına dahil edilen bu oyun özellikle ABD'de çok yaygın. Normalde masa başında oynanan, hikaye anlatımına dayalı, bilim-kurgu ve fantastik öğeleri içeren bu oyunların, kartlarla oynanan alt türleri de var. Oyunun adı ise "İlluminati New World Order" (İlluminati Yeni Dünya Düzeni) Evet, yanlış okumadınız. Hani şu dünyayı yönettiği düşünülen gizli örgüt Illuminati.





























 



 Oyunun kutusunda şöyle yazıyor "Maybe the Illuminati are behind this game.They must be- they are by definition, behind everything" (Belki bu oyunun arkasında illuminati vardır.Her şeyin arkasında olabileceği gibi.) Şimdi 1994 yılında çıkmış bu oyunumuzun kartlarına bir bakalım eminim bir çoğu size çok tanıdık gelecek. 400 karttan en çok dikkat çekenlerini koymaya çalıştım zamanı gelince bazı kartların açıklamalarınıda yapacağım.

                                                                        



         İkiz Kulelerin ve Pentagon’un Vurulması

 
   En dikkat çeken örnekle başlayalım. İkiz kulelerin vurulması! Kartın başlığı "Terrorist Nuke" yani terörist saldırısı ve kartın alt kısmındaki açıklama çok daha ilginç "Bu kartı kontrolünüz altında bulunan bir şiddet grubuna +10 güç veya +10 direnç vermek için kullanın."
  Günümüzde ikiz kulelerin ABD tarafından yıkıldığı su götürmez bir gerçek ve bunu da müslüman terörist gruplarını güçlü göstererek,ortadoğuyu işgal etmek için yapılan bir tezgah olduğuda ortada sanırım aynen kartın alt kısmındaki açıklamada olduğu gibi.





















 
  Ayrıca çarpan uçağın hiç bir parçasının bulunamadığı ve görgü tanıklarının uçak sesinden çok füze sesi duydum dediği pentagon saldırısı 2001 de olmuştu ve kartların 1994'te piyasaya sürüldüğünü hatırlatayım.



                             Japonya Depremi

Japonya bu sene büyük bir deprem felaketi yaşadı. Ekonomisi büyük zarar gördü. Japonya’nın teknoloji konusunda Amerika’nın en büyük rakibi olduğunu düşünürsek, bu depremin Amerika tarafından oluşturulmasına şaşmamak lazım.Tabi nükleer patlamada vardı planlarında ama az kalsın başarılı oluyorlardı.Nasıl yaptıklarına geleceğim. HAARP  teknolojisinden yararlanıyorlar.Biraz daha sabır açıklayacağım İnşa'Allah.







     













           



 Yıkılan saat kulesi  Tokyo Wako saat kulesidir Saat kulesinde saat 11 ve 3′ü gösteriyor. Depremin olduğu tarihi tekrar bir hatırlayalım 11/03/2011



          Endonezya Tsunami Felaketi

Endonezya’da 7.7 şiddetinde bir deprem olmuştu sanırım 2010 yılındaydı ve  depreme bağlı olarak dev bir tsunami oluştu. Şehir sular altında kaldı yüzlerce insan hayatını kaybetti.Tabi bu da HAARP teknolojisinin bir ürünü.










         



Daha da ilginci kartın alt kısmında " Bu kart bir kıyı bölgesini hemen yok etmek için kullanılır " yazmakta



               Arap Baharı

  Arap baharını medyamız her ne kadar arapların yararına göstersede bu illuminatinin planları dahilinde oluşmakta. Çünkü http://uyandirici.blogspot.com/2011/10/hollywood-ve-zihin-kontrolu.html başlıklı yazımda belirttiğim gibi kurulacak bir siyon devleti için zemin hazırlamaktalar ve sona yaklaştılar neyse konumuza dönelim. Resimlerden birinde bir dikdatör resmi var ve bilindiği üzere dikdatörler çoğunlukla Orta Doğu'da var.Ve sokaklar yanmakta,tabi evlerde pek modern olduğu söylenemez. Diğer resimde ise Askerler tarafından devrimcilerin şiddet gördüğü görülmekte bu da akıllara Libya ve Suriye'yi getirtmekte.













 Şimdi diğer kağıtlara bir göz atalım















Büyük medya! En büyük silah. İnsanların nasıl hayretler içinde ve dikkatli bakışları hemen göze çarpıyor.












Sübliminal mesajlar! Bilinçaltı mesajlarıdır bakarsınız göremezsiniz, dinlersiniz duyamazsınız ama beyin algılar ilerde bu konuyu da açıklayacağım inşa'Allah.























Kablolu TV! Binlerce kanal arasında kaybolmuş insanlar.
































Medya Sansasyonları! İnsanları uyuşturma ve oyalama taktikleri










Empty Vee! Bitik, içi boş MTV. (Vee'de Mtv'ye çağrışım yapılmış) İnsanları boş yayınlarla ekrana bağla Mtv. Mtv'yi de açıklayacağım.




































Hollywood! Işıklar,sahne,kamera .. Motor! Ve insanlar hayallere dalar. http://uyandirici.blogspot.com/2011/10/hollywood-ve-zihin-kontrolu.html başlıklı yazımda açıklamıştım.





Program dışı! İlluminati'den çıkan kişilerin düşürüldüğü rezil durumlar. Britney Spears'ı hatırlayalım.

















Tarihin yeniden yazılması! Okul kitaplarına yalan  ve dolanın doldurulması.
















Japon Nükleer faciası 2011 ya da Çernobil'i de kastediyor olabilir.



Meksika Körfezi petrol sızıntısı 2010




















Albino (Renksiz) timsahlar.Genleriyle oynanmış fazla yaşayamayan canlılar.



İngiltere, çek cumhuriyeti vs. Dünyanın dört bir yanında tarlalarda bir gecede oluşan devasa şekiller. Hayalperestler için uzayda yalnız değiliz. Mantıklılar için ise Amerika o kadar uyduyu boşuna fırlatmıyor.( Bu konuyu da açıklayacağım)





















Uluslararası hava organizasyonu!
Hava olayları kontrolü.Tabi yine HAARP teknolojisi bunu da açıklayacağım


















NASA! Amerikalıların aya ayak basma tezgahı.Büyük yalan!
(Bilim adamları "kamera bantlarını verin inceleyelim" dedikleri zaman "bantları kaybettik bulamıyoruz" dediler.)























Volkan felaketleri! İzlanda-İtalya-Şili




















Yargı ve yönetimin etki altına alınarak istedikleri kararların çıkarılması.









Bankaların birleşip tek merkezden yönetilmesi



















Piyasa manipülasyonları.İstenilen ülkenin piyasasına etki etme.























Değer spekülasyonu! Altının yükselişini hatırlayalım











Uluslararası Petrol Şirketleri! Amaç hem daha güçlü petrol rezervleri hem de global tekelleşme




















Enerji Krizleri! Suni krizlerle piyasa manipülasyonları. İleride Amerika sahte bir enerji kriziyle dünya ekonomisine büyük bir darbe vurabilir.













Özelleştirme! Halka ucuz ve bol gıda ve tüketim maddesi sunan kuruluşların özelleştirilmesi. (Ülkemiz son yıllarda özelleştirme cenneti oldu)














Sansür! Doğruyu söyleyenlerin medyadan soyutlanması.




















Bilim-Kurgu fanatikleri. Hayali senaryolarla insanları oyalamak.






















Barış için öldür! İnsanların kulağına özgürlük şarkıları fısıldanacak. sağ-sol, devrim, marksizm, sosyalizm, komünizm, kapitalizm ve daha da tonlarcası. İnsanlar saflarda yer alacak, gruplaşacak, adını bile doğru dürüst koymadıkları bir şeyler için savaşmak zorunda hissedecekler ve bunun adına da  böl-parçala-yönet diyoruz




















Piyango! İnsanları hayali para peşinde koşturmak.





















Video oyunları! Gözleri dünyaya kapalı, hipnotize olmuş beyinler.






















Telekulak! İnsanlar dinlenecek. Bazen de dinleniyormuş havası yaratılarak korku salınacak.






Hastalık kontrol merkezi!
Yeni hastalıklar üretip üç şeyi başarmak

1- Korku
2-Nüfus kontrolü
3- ilaç firmaları vasıtasıyla para















Üretilmiş hastalılardan İrlanda domuz gribi tarihi hatılaryalım kartlar 94'de çıktı hastalık 2009'da
























Nüfus azalması!
atmosfere salınan gazlar ile insan ömrünün kısaltılması çünkü 10 koyun 100 koyundan daha kolay kontrol edilir. (gaz bulutlarında ki kuru kafa hemen göze çarpıyor.)




Tütün Şirketleri!
Küresel ekonominin en büyüklerinden.. Nüfus kontrol silahlarının da en etkili silahlarından





















Endüstri-Ordu birleşmesi! Amerikan ordusu ve endüstrisi eşgüdümlü çalışır hatta şirketler orduya yön verir.





Reformların Süpürülmesi!
İnsanlığın yararına olan bütün reformların saf dışı bırakılması.





















OPEC! Arap ülkeleri, göründüğü gibi para, lüks ve sefahat içinde kuklalaştırılması.























Paralı Askerler!
Vatanı için değil, para için savaşacak askerler yaratmak.

























   NATO!
İçine aldığı askeriyeleri kuklalaştıran ve kendi kuklaları için kullanan topluluk.





















Deprem Makinası!
HAARP projesidir bunu da açıklayacağım inşa'Allah


















Yozlaşma!
Resimde ihtiyacı olandan yardım kaçırılıyor!
BM'nin somali yardımlarına olanları bir hatırlayalım









Somali korsanlarını hatırlayalım






























Derin ajan! Bir adam çıkacak amerikanın gizli belgelerini yayınlayabilecek sonra da yaşayacak gitsinler bebekleri kandırsınlar amacın orta doğu'da güvensizlik ortamı olduğu açıkca belli











Bu kartta da ABD başkanı Barack Obama’yı çok net bir şekilde görüyoruz. ABD onlar için artık bir tehtid teşkil etmekte. Tek bir dünya devleti olması lazım belki de Obama karalanacak ve ABD eyaletlerinde isyanlar çıkartılacak pek de mantıksız gelmiyor hani.





































Bu kristal kafa için bilim adamları harıl harıl çalışmakta çünkü bu kristal tek bir parçadan oluşuyor neyse bunu da sonra açıklayacağım. Bakalım altından ne pislik çıkacak.





























Aslına bakarsanız bu son 2 karttaki olaylar pek hayalperest olaylar değil. Bazı araştırmalara göre ölü bedenlere adrenalin ve bazı hormonlar enjekte edildiğinde ölünün kasları bir süre istemsiz bir biçimde tepki vermekte. Bu yüzden 2. karta "ölümsüzlük serumu" adını vermişler.Tabi ruh olmadan beden ne işe yarayacaksa artık














Bugün bile insan klonlamanın mümkün olduğu söyleniyor. İleriki tarihlerde ordu kurmak ya da başka amaçlar için insan klonlanmaya başlanabilir.Hatta başlandığı ve birkaç insan klonlandığı yönünde açıklamalar yapıldığı kulağıma gelenler arasında.


















Murphy Kanunları!
Amaç ise insanların kadere olan inançları zayıflatmak ve inançsız bir toplum oluşturmak




















 
    Evet söylediğim gibi 400 adet kart var ve tek tek açıklamaya kalksam yazı çok uzar. Ama önemli olanlarını açıklamaya devam edeceğim.Oyunun kartlarını gördünüz.94 yılında çıkan bu kartların da gösterdiği gibi geleceği şekillendiren birileri var. Yöntemleri fazla karışık değil. Dünya'nın en zenginlerini ve bilgililerini içlerine alarak büyüyorlar. Tek sırları ise Kabala (bkz kabala) ve ona bağlı olarak azim ve özveriyle amaçlarına çalışmaları. İlluminati örgütüne bağlı masonlar. Başka bir deyişle Kuran'ı Kerim'de bize "Dikkatli Olun" diyerek bahsedilen tek topluluk, kavim ; İsrailoğulları ve onların sadık hizmetçileri. Ha unutmadan, piyasada bu ve benzeri yazı yazanlara ve video yapanlara pek kulak asılmamasını, bunları araştıran, derleyen ve yayanların şizofren, deli ve komplo teoristi olduğunu söyleyen de onlar.



  Çok da karamsar olmamalıyız ben şöyle olacak böyle olacak demem ama kesin olan bir şey  var o da çok güzel şeylerin olacağı bunu ben değil ALLAH söylüyor.
"Onlar Allah'ın nurunu ağızlarıyla üfleyerek söndürmek isterler. Fakat kafirlerin hoşuna gitmese de,Allah nurunu tamamlayacak ( dünyanın her tarafına ulaştıracaktır)" Saf suresi-8


Bir kart daha vardı unutmadan onu da göstermeden geçmeyeyim




Yorumsuz






  Söylediğim gibi onlarında  bir planı var Allah'ın da ama "Onlar tuzak kurdular, Allah da tuzak kurdu. Ve Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır." Ali İmran - 54


 Şimdiye kadar ne kadar plan kurmuşlarsa Allah onları kendi tuzaklarında boğmuştur ve bunların arasında en ibretlik olanı ise Firavun'dur.






To be  continued .....

9 Ekim 2011 Pazar

Hollywood ve Zihin Kontrolü

Bu yazımız da Gelenler Serisinden Alıntıdır. Gelenler Serisini İzlemişseniz Diğer Yazımıza Geçmenizi Öneririz.

http://uyandirici.blogspot.com/2011/07/illuminatinin-zihin-kontrolu-volume-i.html başlıklı yazımda zihin kontrolüne ve şeytanilerin bunun hakkındaki planlarına giriş yapmıştık

http://uyandirici.blogspot.com/2011/10/illuminatinin-zihin-kontrolu-volume-ii.html başlıklı yazımda ise zihin kontrolünde TV'nin önemini açıklamaya çalışmıştım

http://uyandirici.blogspot.com/2011/10/mk-ultra-ve-jon-benet-ramsey-cinayeti.html  başlıklı yazımda ise zihin kontrolünün tarihine giriş yapmış ve kullanılan teknolojiye giriş yapmıştık

  Holy= kutsal   Wood= odun,tahta bu yüzden biraz ilginç bir kelime.Çünkü temeli putperest döneme dayanmaktadır.Kutsal tahta anlamına geliyor ve pagan büyücülüğünde kullanılan sihirbaz değnekleri bu tahtadan yapılırdı.Bu değneklerle büyücünün insanları transa sokup kontrol edebileceğine inanılırdı ve bu simgeseldi.Ancak Holly wood'a çoban püskülü ormanı gibi saçma sapan bir anlam vermişlerdir. Gerçekte,Hollywood'un yaptıklarının bir bölümünün insanları transa sokmak olduğunu anlamak önemlidir ve bir rüya halidir.İşte bu yüzden Amerika'da ona "rüya makinası" derler.Yorumlardan birisinde dikkatimi çekti birisi "holy kutsal demektir ama holly çoban püskülü anlamına gelir" demiş. Evet sevgili einstein'ımız adamlar biz sizi TV ve sinema ile bir büyü altında bırakıyoruz demelerini mi bekliyorsun? tabi bir kılıf bulup senin gibileri de uyutmaya devam edecekler.


  İnsanlar için hayaller kurar ve onları o durumlara sokar.İlginçtir ki,başka şeylerin yanı sıra sinema salonlarında, insanların TV  izlediği karanlık odalarda bir trans hali oluşturulmaktadır.Buna inançsızlığın duraklatıldığı hal denmektedir.Kuşkunuzu duraklattığınız,içinizde hayal olduğunuzu bilmenize rağmen inanmaya başladığınız bir hale girersiniz. Bu bir yalandır ve filmler büyüdür sadece birer büyüdürler.Gidip bunları izlersiniz ve kimi insanlar da etkisi altında kalır.İnsanlar filmlerde ağlarlar ve bu hallerde hep bir katarsis olur.


  Bir çoğu filmde, bu kontrol mekanizmasında önemli bir öğedir.İnsanların belirli şekillerde katarsis, temizlenme deneyimleri yaşamasına izin verilmektedir.Aristo, trajedinin yaşanması için gerekli öğelerden birinin bir temizlenme deneyimini oluşturmanın olduğunu söylemektedir. Bu yüzden filmlerin çoğu ve haberler gibi şeyler bu kültürde çok önemlidir.Haber izleyen herkes, başkalarının trajedilerini izledikten sonra kendilerini bu durağanlık durumundaki hayali refah deneyimlerinde, güvende ve rahat hissederek, trajik ve katartik bir deneyim yaşarlar.Bu oldukça girift ve karışık bir yöntemdir.Bence, ciddi emek sarf edilmesine rağmen, aynı dünya görüşüne sahip  bir çok insanın beraberce çalışmaması büyük bir tehlike oluşturmaktadır.

İşte Hollywood dan bir kaç film


 



Propaganda nedir? 

Bir topluluğun düşüncelerini, duygularını, davranışlarını, tavır ve hareketlerini etki altında tutmak ve onları değiştirmek amacıyla yayınlanan bilgi, belge, doktrin ve görüşlerdir.

Propagandanın amacı, propagandayı yapana doğrudan veya dolaylı fayda sağlamasıdır. Bununla birlikte propaganda ile, hasım grubu ekonomik ve politik yalnızlığa itmek amaçlanır. Bir savaşta nihai zafer, düşmanın yenilgiyi kabulüne bağlıdır. Yenilgiyi kabul etmeyen düşman, ileride tekrar sorun oluşturacaktır. Düşmanın moral gücü olan maneviyatının çökmesi, ancak psikolojik savaş yöntemi olan propaganda ile mümkündür.

Propagandanın cephanesi söz ve kelimelerdir. Burada hatırlamamız gereken Goethe’nin çok güzel bir sözü var. Goethe, “En güçlü silah, zamanı gelmiş fikirdir.” der. Propaganda yöntemi, gelişigüzel sarf edilen sözler değildir.
 

Propagandanın farklı türleri vardır:
1– Beyaz propaganda
2– Gri propaganda
3– Siyah propaganda
4– Silahlı propaganda
5– Karşı propaganda


Bizim için önemli olan beyaz ve gri propaganda yalnızca

Beyaz Propaganda

Açık biçimde yapılan bir propagandadır; kaynağı bellidir ve kendisini tanıtmak ister. Açık ve şeffaftır. Beyaz propaganda da doğruluğa önem verilir. Yalan kullanılırsa geri teper, güveni sarsar.

Kazanımı, en güçlü tarafı, karşı tarafın fikirlerini çürütür, taraftarlarını azaltır. Doğru, açık ve şeffaf propaganda kitlelerde güven uyandırır. Beyaz propagandanın zayıf tarafı, yayılma menzilinin mahdut olmasıdır. Serbestçe dolaşamaz. Düşman kendini korumak için karşı propaganda imkanlarını hemen kullanırsa tehdit ve bozulmayla sonuçlanabilir. Yapılan propaganda hakkında toplumda şüphe uyanıyorsa, silah geri tepmiş olur, böylece de güven zayıflar.

Beyaz propagandanın malzemesi haberlerdir. Hasım tarafın hatalarını, suiistimallerini malzeme olarak kullanırlar. Bu malzemenin ne zaman, ne şekilde, nasıl ve hangi ölçüde kullanılacağı planlanmalıdır. Psikolojik savaşın hedefi, kalenin zayıf yönünü iyi belirleyip o hedefe ısrarla ve tekrarla atışlar yapmak, sonuç olarak direnci zayıflatmaktır.

Zihinlerde açılan gedik büyütülecektir. Bunu sağlamak için beyaz propaganda yönteminde belirlenen doğru hedefi, binlerce kez tekrarlamaktan kaçmamak gerekir. Eğer beyaz propagandaya maruz iseniz; sabırla ve ısrarla zihinlerde oluşan gediği kapatacak söz, davranış ve eylemlerde bulunmalısınız. Propagandada kullanılan yanlış bilgilerle ilgili şüpheler, karşı propaganda şeklinde ısrarla anlatılmalıdır.


Gri Propaganda 


Psikolojik savaşın önemli propaganda unsurlarından birisi olan gri propaganda bulanık bir propagandadır. Burada kaynak belli değildir, doğruluğu kanıtlanamaz. Yalan veya iftira olduğu da kesin değildir. Gri propagandanın ana malzemesi “rivayetler”dir. Çalışma tarzı açık propaganda gibi sınırlı değildir, aşağıda tanımını vereceğim kara propaganda gibi serbesttir.
Güçlü yönü, muhatap tarafında iyi kabul görmesidir. İnsan üzerinde propaganda hissi doğurmaz. Propagandayı çıkaranlar belirsiz olduğu için, gri propagandada en heyecanlı konular kullanılabilir. Bu tarzda, genellikle doğru bir olaya on tane yalan sokulup muhatabı küçük ve gülünç duruma düşürmek amaçlanır. Senaryo iyi yazılmışsa eğer “rivayetler” dilden dile dolaşır.

Gri propagandanın amacı, kusurlu, noksan ve belirsiz bir şeyi, tam ve yeterli göstermek olabilir. Yahut, tam, yeterli ve açık olan bir şeyi şüpheli göstererek gölgelendirmek, değerden düşürmek amaçlanır. Her türlü çelişki bu yöntemde ustaca kullanılır. Çelişki yoksa bile, varmış gibi davranılır. Böylece zihinlerde istenen soru işareti uyandırılır.


Toplamın Yarısı Teorisi (T ½ Testi)

100 adet fare, cinsiyet ayrımı yapılmadan bir tel kafes içerisine konur. Kafes 10 metre yükseklikteki içi su dolu bir yüzme havuzunun dalma kögüsünün uç kenarına yerleştirilir. Farelere, su ve yiyecek eksiksiz ve düzenli aralıklarla verilir.

İlk 10 gün kafesin kapağı açık bırakılır. Fareler, çok meraklı hayvanlar olduğundan devamlı surette açık kafes kapağından etrafta keşif yaparlar. Bu yükseklikten suya atlamanın “ölümle” sonuçlanacağını saptar ve hafızalarına kaydederler. Ayrıca, katiyetle aşağıya yani suya atlamazlar.

10 gün boyunca bu sistematik içerisinde uygulama devam eder. 10. günün sonunda şartlar değiştirilir:

1- 
Kafesin kapağı kapatılır ve siyah bir bezle kafes tamamen örtülür. Böylece, karanlık bir ortam yaratılır.

2- 
Su ve yiyecek düzensizleştirilerek, yani bazen çok bazen az verilerek yaşamsal problemler yaratılır.

3- 
Değişik aralıklarla kafese bir hoparlörle ‘tehditkar kedi sesleri’ verilir.Bu uygulama, 15 gün devam ettirilir. 15 gün sonra kafesin örtüsü kaldırılır ve fareler 2 saat “normalleşmeye”
bırakılır. 2 saatten sonra kafesin kapağı açılır ve deneyin sonunda iki sonuç fonksiyonu ortaya çıkar: 
 
1. Farelerin yarısından azı, önce “uyum sorunu” yaşar; ancak bir süre sonra “yeni” duruma uyum sağlamaya başlarlar.

2.
 Farelerin diğer yarısı, hatta daha fazlası hiç tereddüt etmeden süratle kapaktan dışarıya fırlar ve intihar ederler. 


Bu deney hiç şaşmaz. Kaç defa tekrarlanırsa tekrarlansın, hep aynı netice alınır. Farelerin en az yüzde 50’sinden fazlası, kapaktan dışarıya fırlamanın ölümle sonuçlanacağını bilmelerine rağmen dışarıya fırlarlar. Buna “İntihar Sendromu”da denilmektedir.
Peki fareler bu tür bir davranışa neden girerler?
Profesörün deyişine göre:

“Çünkü psikolojileri bozulmuştur. Ne yaptıklarını bilmemekte; hafızaları silinmiş, neticeyi de düşünememekte ve umursamamaktadırlar. Kurtuluş vadeden ne olursa olsun, ona doğru gözleri kapalı hiç düşünmeden öne atılmaktadırlar”. 

Başka bir ifade ile algıların sınırlarının kalktığı bu durumda “kaybedecek hiçbir şeyi olmadığı” hissine kapılan, ölümle yaşam arasındaki nirengi noktalarını tümüyle yitirmiş olan denekler, intiharı bir kurtuluş olarak görmekte ve hiç tereddüt etmeden ölüme atlamaktadırlar.
T ½ Testi’nin insanlar, daha geniş bir açılımla, toplumlar üzerinde uygulanmasının ise daha karmaşık sorunlara ve sonuçlara yol açtığı görülür. 

  Şimdi tekrar Hollywood'a geri dönelim.Son 30 yılda hollywood tarafından en fazla iftiraya maruz kalmış millet ve din, Araplar ve Müslümanlardır."Untermenschen" ile nazilerin çingenelere ve yahudileri kötülediği gibi.Hollywood'un en karışık günlerinden, günümüz ve kapalı gişe filmlerine kadar çoğumuzun görmemeye çalıştığı şeyler var bunlar "nefret dolu arap" basmakalıpları.Bütün bir toplumun insaniyetini elinden alan basmakalıplar.Hollywood kültürü her yönüyle arapları kötü gösterme çabasındadır.

   Arap tek boyutlu bir karikatürdür.Film yapımcılarının kullandığı çizgi film siluetleri, demirbaş kötü adamı ya da komedi unsurudur.Arapları filmlerde ucuz kahkahalar için kullanılan palyaçolar olarak ardı adına görüyoruz.Basmakalıp çok yayıldığı için artık insanların fark edemediği bir hal aldı.Bunun sebebi ise bu görüntüler ile büyümemizdir.Artık durum daha da vahim çünkü artık "o taraftaki" arap teröristlerin dışında "bu taraftaki" araplar da terörist.

   Masum araplar öldürüldüğünde, bombalandıklarında, sakatlandıklarında, yaralandıklarında ve Abu Ghraib gibi yerlerde işkence gördüklerinde merhamet hissetmememiz yada daha da kötüsü şaka yapmamız şaşırtıcı mı sizce? "Kuru Kafalar ve Kemikler" üyelik ayininden farksız bir şekilde insanların vahşice öldürülmesi ve kanlarının akıtılması ve bunu yapanlarında ABD askerlerinin olması sizce tuhaf değil mi?

  El kaide ve Saddan Hüseyin'in klonlarıyla masum sivillerin aynı olduğu ve bizim merhametimizi ve anlayışımızı hak etmediği yönünde koşullandırılmışlığımız değil mi?

                                                       Peki Neden Böyle

 
    Çünkü, Basit bir biçimde, Hollywood ve medyanın sahipleri siyonistlerdir. "Siyonist" ne demektir peki?
"Siyon"'un kuruluşu için harcanan emekleri destekliyor olanlara siyonist denir.

Siyon Nerededir peki? 

   Siyonun yaşlı bilgelerinin tutanaklarında kendilerinin gördüğü kadar kötü ve şeytani hiç bir topluluk var olmamıştır.Deccal'i tanrısallaştırmışlardır ve sadece bir Deccal'in gelişinin korkusuyla bürünmüş dini akıllar tarafından ortaya çıkarılabilmiştir.

   Siyon'un başkenti Kudüs'tür.Ancak Siyon'un toprakları Mısır'daki Nil nehrinden Türkiye'deki fırat nehrine kadar uzanmaktadır.

 PKK'yı ve Kürdistan özerk bölgesini kimin desteklediğini anlamaya başladınız mı şimdi? Ben bir kürdüm ve PKK ile İsrail'i lanetliyorum. Anaa BOP projesi toprakları değil mi yaa? diyenler olacaktır. ( Daha sonra size arapların bize ihanet etmediğini ve vahhabilerin bize ihanet ettiğini anlatacağım)
 
Peki Bu Plana Kim Karşı Çıkacaktır? 

 Tabi ki o topraklarda yaşayan araplar.Biraz düşünelim. Arapları kötü adamlar olarak gösteren medyanın sahipleri kim ve ortadoğuda yaşayanlar kim? Yapbozun parçalarını birleştirelim.

  İnsanlar günümüz olayları ve gelecekte olacaklar için belirli bir amaçla telkin edilmektedir.Sebebi de Siyonistlerin beklediği vaad edilen ülke Siyon'un kurulmasıdır.Bu Amerikan hükümetinin vaazini verdiği Yeni Dünya Düzeni ve Yeni Orta Doğu projesine ne kadar uygun oluğunu görüyorsunuz.Arapların ve Müslümanların Hollywood ve medyada neden böyle gösterildiğini şimdi anlamaya başlıyorsunuzdur.Siyon ya savaş ya da görüş birliği ile kurulacaktır.Peki nasıl bir görüş birliği bu diyeceksiniz ki şöyle O ülkelerin liderlerinin tamamıyla Siyonistler tarafından denetlenmesiyle ve hiç bir emire hayır diyemeyecek kadar onların desteğine bağımlı olmalarıyla.Şimdi 1948'de İsrail'in kurulmasıyla Orta Doğu'da olanları bir araştıralım.

                              MISIR
     Mısır, 1979'da İsrail ile Washington'da bir anlaşma imzalamıştır.Lideri Siyonist emirlerini uygularken yurttaşlarının acısını izlemekle yetinmiştir.

                         
                              ÜRDÜN
  Ürdün kralı, 1944'te İsrail ile anlaşma imzalar.Orta Doğu'nun acı çekişini siyonist emirlerini yerine getirirken izlemeye devam eder.


                             SUUDİ ARABİSTAN                    

   Suudi kraliyet ailesi tahtın korunması karşılığında Amerika'nın en büyük müttefiği kalmıştır.


                          FİLİSTİN

    1948'den beri barış nedir bilmedi.Hem işgal altındaki  hemde terörist oldu.


                        LÜBNAN 
                 
  30 Senedir barış nedir bilmedi.

         

                        IRAK

  Nisan 2003'te "teröre karşı savaş" Amerika'yı uygun bir biçimde Irak'ı işgal etmeye iter.


  Suriye ve İran ise Siyonist plana karşı çıkan iki ülke ünlü "Kötülük ekseni" listesinde kalmıştır.

                                                   KIZIL KADININ ÖNEMİ

   Şeytanın avukatı isimli bir filmden anlatsam daha yararlı olur.Filmin başrol oyuncusu Keanu Reeves'e ülkedeki en başarılı hukuk şirketlerinden birinde çalışmak üzere hayati bir seçim tanınmıştır.Filmin ilerleyen bölümlerinde öğrendiğimiz üzere bu işi ona öneren Şeytan'ın ta kendisidir.

  Şeytanın Reeves'in ruhunu elde ettiği yöntemlerden biri Connie Nielsen'ın oynadığı karakterdir.Ve kızıl kadındır.Film boyunca alevimsi saçıyla birlikte, hep bu renkte giyinmektedir.Reeves'in karakteri onun hakkında film boyunca hayaller kurmaktadır.Ona olan takıntısı,sonunda onun zayıflığını oluşturmaktadır.




     Kızıl kadın daha heyecanlı bir hayatı temsil eder.Daha iyinin sözünü veren bir oyalama aracıdır.Ve daha canlı bir şeydir.O gerçek hayatın eğlenceli sorumluluklarından, doğru yapmaktan bir kaçış aracıdır.İnsanın titreşimlerini hızlandırması için hayatta seçtiği zor yollardan kurtulmasını temsil etmektedir.Bize istememiz gerektiğini söyleyen her şeyi temsil etmektedir.Onu elde ettiğimizde hayatımızın daha iyi olacağına bizi inandırabilir. Ama öyle olur mu ki?

  O, şeytanın gizli silahıdır. Cinsellik,para ve şöhret arzularımızın tamamını temsil eder.Onun sayesinde dünyevi zevkleri ilahi zevklere tercih ederiz ve Onun sayesinde şeytan ruhumuzu elde eder.Onu, sizin için her köşede bekletir.Onu reddetmeyi öğrenebilir miyiz?
Deccal'in sisteminin bütün öbür araçlarının da üstesinden gelebilir miyiz?

Matrix'de Neo ile Morpheus arasında geçen diyalog ;

Morpheus Neo'ya "  Bu sistem düşmanımız.İçindeyken, etrafına baktığında neler görüyorsun?  İş adamları, öğretmenler,avukatlar,marangozlar ve kurtarmaya çalıştığımız insanların akıllarını. Ama kurtarana kadar bu insanlar hala bu sistemin bir parçasıdır.Bu da onları düşmanımız yapar.Bu insanların çoğunun bağlantıyı koparmak istemediğini anlamalısın.Bir çoğu, o kadar durağan ve umutsuzca sisteme bağımlılar ki onu korumak için savaşacaklardır."


ve tam o esnada Neo Kızıl kadına bakar





  Hayatımız bir sınav ve hiç de kolay değil.Bu mücadeleye hazır mısınız?


 Anlamalısınız.Hollywood daha fazla (Kırmızı Kadın'ı simgeleyen) Marilyn Monroe'lar üretmek zorunda.
 Sizi rüyada tutup daha heyecanlı dünyevi hayaller elde etmeye hayatınızı adamanız için hiç durmadan çalışıyorlar.



Not : Belirttiğim gibi Gelenler Serisine paralel olarak gittiğim son yazımdı

7 Ekim 2011 Cuma

MK Ultra ve Jon Benet Ramsey Cinayeti


 Bu  tür psikolojik araştırmaların kökeni nazi almanyasına dayanmaktadır. Programın adı ise "Dünya Görüşü Mücadelesi" ve bu bakışlarını ele geçirdikleri ülkelere empoze etmek amacıyla oluşturulan bir programdı. ABD ise bu fikri onlardan aldı. Ve bunun bir amerikan versiyonunu oluşturdular, buna "Psikolojik Mücadele" adını verdiler.

   Bir düşman veya topluluğun ahlak değerlerini ya da düşüncelerini oluşturmak ve bozmak için propagandanın kullanımıdır. Psikolojik mücadeleyi ABD'lilerin düşünce yapılarını anlamak için kullanıyorlar. Anlamak dediysem yönetmek yani.                Müttefik = Sömürge gibi .

                                                Kağıt Ataç Projesi

   Paper Clip (Kağıt Ataç) ABD devletinin bir projesiydi  ve Faşist bilim adamlarını CIA aracılığıyla ABD'ye getirme amacı vardı. 2. Dünya savaşından sonra Nazilerin çok gizli çalışma bilgilerini getirtmek için ABD ordusu kongre kurdu. Fikir şuydu  "Eğer biz bu insanları yanımıza almazsak. Bizim düşmanlarımız olan Sovyetler onları kullanır." Ve 1946'da başkan Truman, paper clip projesi için Hitlerin en iyi bilim adamlarını  ABD'ye getirterek projeyi başlattı.


   İlk dalga, Tahrik (populsium) bilim adamlarıydı, onlardan sonra gelenler ise akıl yönlendirme bilim adamlarıydı. CIA doğrudan ordu içindeki yapıların kullanımına olanak sağladı. Buna lise ve üniversitelerde dahildi. Tahrik bilim adamları ABD'nin uzay programına liderlik yapmaya başladığında, akıl yönlendirme uzmanları da çalışmalarını sahalarında sürdürüyordu.


  Akıl kontrolü, psikolojik mücadele silahlarından en önemlisidir. Nazilerden öğrendikleri ile Amerikalılar kendi akıl yönlendirme tekniklerini geliştirmeye başladılar. Bu ülkenin geliştirdiği program için kullandığı isim MK Ultra idi.  MK Ultra, bir program dizisiydi ve  uyuşturucu, elektro şok, insülin şok ve diğer akıl yönlendirme çalışmalarını içeriyordu.

MK Ultra projesinde kullanılmış bir kız

   MK ultra'da kullanılan ilk özne ABD askerleri personelinden seçilmiştir. Onlara bilmeden LSD ve PCP uyuşturucuları veriliyordu. Bu tekniği uygulayanların amacı, insanları sorgulama ve kendi ajanlarını diğerlerinin kontrolünden koruma gibi yollar yollar bulmaya çalışıyor olmalarıydı. 1960'larda CIA beyin yıkamada çok gizli bilgiler edinmeye başladı.


   Beyin Yıkama, Bir akılsal durumu yada inancı dönüştürmek için doğrudan ve gizli yollarla doktrine etmektir. Eğer bir kişiyi umutsuz bir duruma sürüklerseniz, ona yemek vermeyerek veya  uyumasına izin verilmeyerek, sürekli ses yayınlayarak ağır şok verme yöntemini kullanırsanız ve ağır uyuşturucular verirseniz, sürekli belli bir karanlıkta tutarsanız ve bir an sonra ne olacağını tahmin edemeyecek hale getirirseniz, sürekli korku halinde tutarsanız bu şekilde herkes beyin yıkamaya açık hale gelir. Beyin yıkamanın yıkıcı psikolojik araştırmaları sonucunda  CIA psikiyatri hastahanelerinde yeni deney modelleri geliştirmeye başladı. 1957-1964 yılları arasında Kanada Montral Allan Memorial enstitüsünde Ewen Camer MK Ultra beyin kontrol çalışmaları yapmaya başlar.

Donald Ewen Cameron
       Muhtemelen o dönemin kurucu araştırmacılarındandı. Yüksek teknolojik sesleri ve alt alta yapılmış spiral kayıtları kullanmıştır. İnsanlara 24 saat boyunca verilen kayıtlı mesajları dinlemeye zorlamıştır. Bu kişinin, şekilde temel düşünce yapısını yıkmayı hedefliyordu. Hastalar kayıtlı mesajın beyinlerine yönelmesini sağlamak için uyuşturucular yoluyla baygın hale getiriliyordu. Bu proje nazi sonrası bir program ve Amerikanlaştırma projesidir. Şunu belirteyim Naziler savaşı kaybetmediler sadece yer değiştirdiler. Ve şimdi 50 sene geçti şimdi daha akıllı daha zeki ve daha da tecrübeliler yani çok daha tehlikeliler.


                                                                MK ULTRA

        Şimdi, bu zihin kontrol projesi 1953-1970 yılları arasında CIA yöneticisi sidney gottlieb tarafından yönetilmiş bir proje. İşte o psikopat...

   
Sidney Gottlieb


Mkultra'nın açılımı;kelime "Manufacturing Killers Utilizing Lethal tradecraft Requiring Assasination"

  Bu proje deneysel anlamdan çok, geleneksel kimyevi ve biyolojik silahlarla ilgilenmenin ötesinde, ciddi ciddi "istemdışı" katillerin yaratılmasıyla uğraşıyordu. Bu kişiler cinayet işleyeceklerinin / katil olarak kullanılacaklarının farkında olmayan, muhtemelen şizoid kişilikli, hatta mümkünse daha önceden herhangi bir politik anlaşmaya katılmış insanların arasından seçiliyordu. Seçilenlerin katile dönüşümü ilaçlar ve ya kafatasına yerleştirilen özel çipler sayesinde yürütülen beyin yıkama seansları sonucunda gerçekleşiyordu. MK Ultra'nın kurbanları arasında Kennedy'nin katili olduğu varsayılan Lee Harvey Oswald'ın da bulunduğu ileri sürülmüştür. Hem MK Ultra hem de benzeri bir proje olan Monarch Project (Bunuda açıklayacağım) 70'li yılların başında durduruldu.1974'te NewYork Times CIA ve savunma bakanlığınca yürütülen deneyleri yazınca yer yerinden oynadı. CIA  baskanı suçlamaları kabul etti ve halktan ozur diledi. Mağdurlara ve ailelerine binlerce dolarlık tazminatlar ödendi (çoğu için agresif bir şekilde yan çizilmeye çalışıldıysa da). projeyle ilgili gizli belgeler deklasifiye olmuştu.

MK ULTRA Projesi'nin ilk olarak 1975 yılında başkanlığa bağlı Rockefeller Komisyonu (Rockefeller ailesini açıklamıştım) tarafından gün ışığına çıkartılmasının  ardından Senato'nun sağlıktan sorumlu alt komitesi, CIA'nın insanlar üzerinde yaptığı deneylerle ilgili tüyler ürperten ifadeler dinledi. Günümüze kalan belgeler ve tarihçiler, bilim adamları ve gazeteciler tarafından yapılan araştırmalar, CIA'nın MK ULTRA kapsamında özellikle radyasyon ve LSD'nin kullanıldığı deneylere ağırlık verdiğini gösteriyor. Bu deneyler, CIA personeline, askerlere, casuslara, fahişelere, akıl hastalarına ve sıradan insanlara tepkilerini ölçmek için, çoğu durumda deneğin haberi olmadan LSD verilmesini içeriyordu. Bu tür deneylerde eroin, meskalin, skopolamin, marihuana, alkol ve sodyum pentatol gibi maddeler de  kullanıldı. MK ULTRA Projesi'nde görevli biyolojik silah uzmanı Dr.Frank Olson , 28 Kasım 1953 tarihinde, kendisinden habersiz içkisine karıştırılan LSD'nin etkisi altındayken Manhattan'da bir otelin 13. katından atladı. Ailesi Dr. Olson'un gerçek ölüm nedenini 22 yıl sonra MK ULTRA ile ilgili bilgiler ilk ortaya çıkmaya başladığında öğrendi. Harold Blauer adında bir profesyonel tenis oyuncusunun da gizli bir meskalin deneyi sırasında öldüğü sonradan ortaya çıktı.


 Yani MK Ultra'nın ne kadar tehlikeli bir silah olduğunu nasıl insanları istedikleri gibi oynattıklarını ve şuan bile isteseler tekrar yapabileceklerini anlamışsınızdır umarım ki gizliden gizliye uygulayarak geliştiriyorlar zaten.


                                          JONBENET RAMSEY CINAYETI 

  Şimdi gelelim Dünyalar tatlısı JonBenet Ramsey cinayetine ve hala bulunamayan katiline. Çok çok güzel bir kız yılbaşı günü öldürülüyor.

İşte ayine kurban giden dünyalar tatlısı kızımız
   Çocuk Güzellik kraliçesi seçilen Jon Benet Ramsey, Henüz 6 yaşında acımasız bir biçimde öldürülmüş olan ve katili bir türlü bulunamamış bir cocukcağız. JonBenet, ailesiyle Colorado'da yaşıyordu. Küçük yaştan Beri güzellik yarışmalarına katılması için yetiştirilmişti. Saçları Düzenli olarak Sarıya boyanan ve sürekli makyajlı ve revü kızı giysileriyle fotoğrafları çekiliyordu. Yılbaşı arifesinde anne Pat Ramsey ve baba John Ramsey kendi evlerinde dört yüz Kişiye parti verirler. Anne kanseri yeni yenmiştir. Baba ise Yılın iş adamı seçilerek ödül almıştır. Partiden iki gün sonra, 26 Aralık 1996 günü sabah 05.45 'te Polisi annesi Patsy Ramsey arayarak ve Evin alt katında üç sayfalık bir fidye notu bulduğunu söyler, o sırada evde Bulunan dokuz yaşındaki oğlu Burke'ün de uyuyor olduğunu söyleyecektir ancak 911 records incelenince, Burke 'ün uyanık olduğu ve arkada babasıyla konuştuğu duyulur. Bu notta kızın hayatına karşılık babasından 118.000 dolar fidye istenmektedir.



Fidye mektubu

   Nota rağmen, polise gidildi ve sekiz saat sonra tâlihsiz, küçük kızın cesedi evlerinin bodrum katında bulundu. Polis kimsenin içeriye zorla girmediğini ve fidye kağıdının aileye ait olduğunu belirtti. Fidye Miktarı babasının oğlu çekindeki bonusun rakamıyla aynısıydı. Polis evde Arama yapmak ister. Baba hemen mahzen bölümüne içinde özel bölüme girer ve eliyle koymuş gibi küçük kızının cesedini bulur. Kızın başına vurulmuş, kafatası çökmüştür. Elleri ve boynunda bir kordon vardır ve sanki boğulmuş görüntüsü vermektedir. Katilin boğazlama adlı düzeneği kullanmış olması yüksek ihtimal. Aletin Söyle resimlerine ulaşabildim.





   

   Cinayetin gece 11 ile sabah 5 arasında işlendiği saptanır. Çocuk cinsel tacize maruz kalmıştır. Ancak uzman tacizin daha önceden de devam eden bir şey olduğunu söylerler. Ramsey'ler, çocuğu ölen tipik bir aile gibi davranmaz. Hemen avukat tutar ve hemen o evden uzaklaşırlar. Polisin yalan makinası talebini üç ay boyunca reddeder. Çevredeki pedofili çetelerini tanıdıklarını reddeder, o konuların hiç üstüne gitmez. Aileye göre eve giren bir yabancı çocuğu öldürmüştür. Ancak kimse o yabancının gece evde evin kağıdı ve evin kalemiyle tam üç sayfa mektup yazmasını açıklayamaz. Ayrıca çocuktaki cinsel taciz bulguları üzerine de konuşamazlar. El yazısı testleri tam sonuç vermez.



 




Şimdi bu resime dâir bir yorum yapacağım, İzlediğim bir videodan yola çıkarak yorum yapacağım. Şimdi haber kanalları evde MK Ultra kasetleri bulunmasının ardından diyorum ki bu kız yılbaşı gecesi öldürüldü bu kesinlikle bir satanik ritüeldir ve kızın boynunda vampir dişleri denilen yara var.Şöyle ki;
İşte o yaranın dövmesi gerçeğini koyacak değiliz ya

  Reklamın sonunda küçük kızı Kurban Etme ritüelinden bahsediliyordu. Bu olayın mtvdeki olayla Aynı olması bence bir tesadüf değil. Bu Sadece Bir Cinayet de değil. Katil de hala bulunamadı ve emin olarak söylüyorum ki Olay % 100000 illuminati işidir.

 Ayrica fidye notundaki çarpıklıklar şu linkte çok ayrıntılı olarak anlatılmıştır.

http://www.statementanalysis.com/ramseynote/

Teori olarak Annesi Patsy'den de şüphenenler oldukça fazla. Onunda birkaç delili var şöyleki.

Fidye notundaki elyazısı ile annesinin elyazıları % 72 uyuşmuş fakat DNA'ları uyuşmamış.

Babası John hakkındada teoriler var hemde kanıtlı Şöyle ki;

John cinayetten 7ay sonra polise sabah uyanık olduğunu söylemiştir oğlu Burke ile birlikte ve ikisi Evin arkasında konuşmaktadırlar. Bu CIA tarafından da kayıtlıdır.

Yani öyle bir durum ki herşey karman çorman.

Tatlı kızımız ölmeden birkaç saat önceki son resmi

Huzur içinde yat Cennettesin artık

                      M TV'NİN TESADÜFEN(!) AYNI TARİHE GELEN REKLAMI
Reklamı izlemek için link :
 http://www.youtube.com/watch?v=9PJfr3J2qrI&feature=player_embedded


 Baphomet

Unutmayalım Şeytan ateşten yaratılmıştır ritüel başlasınn

Ve işte kızımızında üstünde kan var yani ritüelin vazgeçilmezi olan kan


8 Eylül 2011 Perşembe

Kabala ve İlluminatinin Tarihi

Nihat hatipoğlu mode  on
Babaannemin vefatı üzerine yazımı 2 hafta geciktirdim özür dilerim. Sizden ricam, ölmüş ninemin ruhuna bir fatiha okumanız şimdiden Allah razı olsun!
Nihat Hatipoğlu mode off





  Kabala hakkında çok fazla olan bilgiyi en aza indirip  elimden geldiğince  anlaşılacak seviyeye getirmeye çalıştım

İlluminati ve Masonluğun Kökeni Olan KABALA Nasıl Öğrenildi?

Genel Olarak kabul gören açıklama, Harut ve Marut Allah'ın emri ile sadece insanlara çeşitli bilgileri ve sihirleri öğreten iki melek olduğudur. Ama bana kalırsa şeytanlardan öğrenmişlerdir ama en doğrusunu Allah bilir o zaman bi Kur'an-ı Kerim'e bi göz atalım! Konu ile ilgili Bakara Suresi 102. Ayet
" Süleyman’ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak) küfre girmedi. Fakat şeytanlar, insanlara sihri ve (özellikle de) Babil’deki Hârût ve Mârût adlı iki meleğe ilham edilen (sihr)i öğretmek suretiyle küfre girdiler. Halbuki o iki melek, “Biz ancak imtihan için gönderilmiş birer meleğiz. (Sihri caiz görüp de) sakın küfre girme” demedikçe, kimseye (sihir) öğretmiyorlardı. Böylece (insanlar) onlardan kişi ile karısını birbirinden ayıracakları sihri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, Allah’ın izni olmadıkça o sihirle hiç kimseye zarar veremezlerdi. (Onlar böyle yaparak) kendilerine zarar veren, fayda getirmeyen şeyleri öğreniyorlardı. Andolsun, onu satın alanın ahirette bir nasibi olmadığını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bilselerdi."

  Ve böylece yahudiler bir büyü sanatı öğrendiler. Bu büyü sanatının adı Kabala'dır. Kabala, yahudilere şeytanlardan ve cinlerden kalmış bir büyüdür. Hz.Süleyman zamanında Süleyman mabedini inşa eden şeytanlar ve cinler Kudüs halkına büyüler ve paralel boyuta geçmenin, paralel boyuttan varlıklar çağırmanın yollarını öğrettiler. Bundan haberdar olan Hz.Süleyman halkının elindeki bütün kitapları toplayıp tahtının altına gömdü. Halkının bir daha böyle şeylerle uğraşmaması için idam kanunu çıkarttı.

  İşte tapınak şövalyeleri Süleyman mabedinin altında buldukları hazine bu kitaplardı. Kabala denilen bu büyü o kadar acayip bir büyüdür ki bu büyüde usta olan bir insan doğaya hükmedebilir, insan beynini kontol altına alabilir, insanlara aklınızın alamayacağı şeyler yaptırabilir. Allah büyü ile uğraşmayı lanetlemiştir ama tapınakçılar bir kere bu illete düştüler ve kendilerini kurtaramadılar.

  Yani onlar büyüye değil büyü onlara hükmetmeye başlıyor zamanla "Yüzüklerin Efendisinde ki Yüzük gibi"


KABALANIN YAYILMASI


  Kabala Babil, Mısır, Hint, Yunan uygarlıklarında yayıldıktan sonra en son Roma İmparatorluğuna geçti. Bu devletleri incelediğimizde bu devletlerin insanlarının tapındıkları putların aynı olduğunu sadece isimlerinin farklı olduğunu görüyoruz. Özellikle bu uygarlıkların neredeyse hepsinde dikili taşlara, Baykuş sembollerine rastlıyoruz.

  Kabala'ya bağlı bu hastalıklı insanlar devletlerin içine sızarak insanların dinlerinden kopmalarına ve şeytana tapmalarına sebep olmuşlardır. Ve bunlar İslamiyet harici bütün dinleri bozmayı başarmışlardır. Avrupa'ya yayılan bu soy papalık makamına da kontrol altına aldıktan sonra Kudüs'teki Süleyman mabedinin içinde bulunan kabala öğretilerini ele geçirmek için haçlı seferlerine başladılar.

AVRUPA'NIN ELE GEÇİRİLMESİ

Tabi bu sırada Rockefeller, Rothschild ve İtalya'daki Medici ailelerinin bu kargaşa ve savaş ortamından faydalanarak daha da zenginleştiler. Ardından Rönesansı başlatacak şekilde sanatçıları ve bilim adamlarına önderlik etmeleri var. Yani İlluminati o dönemlerde de mevcut Leonardo da Vinci, Galileo galilei ve Michelangelo gibi sanatçılar vasıtasıyla düğmeye basıyor, dini gibi görünüp aslında zıt amaçlar için hareket edip güçlenmeye başlıyor ve haçlı savaşlarında sion tarikatı ve tapınakçılar tarikatı kuruluyor. Bunlar doğu-batı ticaretine hakim oluyorlar ve tefecilikle herkesi kendilerine borçlandırıyorlar. Fransız kralı da dahil bu borçlular kervanına. Fransız kralı daha fazla dayanamayıp efendileri Moley'i ve tapınakçıları öldürtüyorlar. Sonra İskoçya'ya kaçarak orda iskoç ritini kuruyorlar. (Fransız ihtilalinin sebibini açıklayacağım ama neden Fransa'yı seçtiklerini anladınız değil mi )

RÖNESANS VE FRANSIZ İHTİLALİ 

 1776 Almanyada illuminati'yi kurup 100 sene içinde Faşizmin-Komünizmin ve liberalizmin temellerini oluşturacak yapıları fikirsel altyapılarını oluşturdular. Fransa'da fransız devrimi için 50-100 sene çalışarak en sonunda 1789'da devrimi gerçekleştiriyorlar,Abd devletini kurdular. Fransız devrimiyle milliyetçilik akımı başlatarak Osmanlı Devletinin elindeki tüm devletlerin bağımsızlığını desteklediler. Balkanlarda bugünkü arap ülkelerindeki domino etkisi gibi bir etkiyle Osmanlıyı sıkıştırıyorlardı bu arada arap ülkelerine ajanlar göndererek Arabistanlı Lawrance gibi orada arap milliyetçiliğini yüceltip Türklere karşı ayaklandırdılar.

ABD'DE Kİ FAALİYETLERİ

1929 Ekonomik Kriz ve 2.Dünya Savaşı

  En sonunda yapının merkezi Abd'ye geçiyor. Bu yapı Abd'ye geçtikten sonra merkez bankası sistemini kuruyorlar amaçları ise insanları köleleştirmektir. Daha sonra Basını da kontrol altına alarak bir yalan haberle 1929 ekonomik buhranını çıkarıyorlar. Bankalardaki hesapları boşaltıyorlar ve Adolf Hitler'i silah satarak ve destek vererek onu avrupada büyük bir güç haline getiriyorlar. Hitlerin almanyadaki yahudileri öldürmesini sağlayarak avrupada dağınık halde bulunan yahudileri Kudüs'e yani vaad edilmiş topraklara göç etmelerini sağlıyorlar. Böylece İsrail devletini kurmaları dahada kolaylaşıyor ve İsrail devletini kuruyorlar. 11 Eylül komplosunu kurarak Irak başta olmak üzere Afganistan gibi ülkeler işgal ediliyor. Büyük Ortadoğu Projesini uygulayarak Büyük İsrail Devletini kurmayı amaçlıyorlar ve ardından Kudüs Merkezli tek dünya devletini kurmak en büyük hayalleridir.

Bu yapılanmalar ve bu yapıların içindeki insanlar yüzyıllardır efendileri yani Deccali beklemektedirler.Bütün çalışmaları ve çabaları onun istediği bir dünyayı o gelmeden ona hazırlamak ve sunmaktır.

Deccal Hakkında bir yazı yazacağım ama İlluminati hakkında hazırladığım 1 video'ya bakarsanız daha da faydalı olacaktır bu yazı
 http://www.youtube.com/watch?v=iapInawagto  Kalite yerlerde tabi



to be continued...